BM Ortak Programda hedefler: “Cinsiyet eşitsizliği,ulusal, kadın ve kız çocuklarının ihtiyaçlarına yönelik yerel hizmet modellerinin geliştirilmesi, halkın kadın ve kız çocuklarının insan hakları konusunda bilgilendirğilmesi yoluyla ortadan kaldırmak”
Okutan, “Kadın erkek eşitliğini sağlayacak değişime, stratejik bir yatırım olarak bakılmalıdır. Ortak Program ilk olarak, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasında ortak çalışma bilincinin gelişmesine büyük katkı sağladı”
TAKA: Trabzon’da yürütülmekte olan Ortak Program Hakkında bilgi verirmisiniz.? Ortak Programa neden ihtiyaç duyuldu?
BM Trabzon Koordinatörü Sinem Mısırlıoğlu: Birleşmiş Milletler Ortak Programı uzun bir hazırlık sürecinin ardından 2006 yılından bu yana Türkiye’de Trabzon ile birlikte 6 ilde uygulanıyor. Yerel Koordinatörlerin kentlerde göreve başlama tarihleri ise Temmuz 2006.
Ortak Program, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini,ulusal ve yerel düzeyde eşitliğin gerçekleştirilmesine uygun ortam yaratılması, kadın ve kız çocuklarının ihtiyaçlarına yönelik yerel hizmet modellerinin geliştirilmesi, halkın kadın ve kız çocuklarının insan hakları konusunda bilgilendirğilmesi yoluyla ortadan kaldırmayı hedeflemektedir.
Son yıllarda Türkiye’de kadınların yaşamın her alanına katılımı ve temsiline yönelik önemli gelişmeler olmaktadır. Ancak yeterli değildir.
Sizin de bildiğiniz gibi 2008’de açıklanan Dünya Ekonomik Forumu`nun (DEF) dünyada toplumsal cinsiyet uçurumunu belgeleyen raporuna göre Türkiye sıralamanın en alt basamaklarında, 130 ülke arasında 213.sırada yer alıyor. Kadınların ekonomik yaşama katılımı, eğitime erişim, sağlık ve refah başlıklarının değerlendirildiği raporda Türkiye, İran, Etiyopya, Bahreyn, Nepal, Katar, Kamerun’un gerisindedir.yapılaması gereken daha çok şey vardır. İhtiyaçlar göz önüne alınarak yerelde kadın ve kız çocuklarının haklarının korunması ve geliştirilemsine yönelik 6 pilot ili (Trabzon, Van, Kars, Nevşehir,Şanlıurfa ve İzmir) kapsayan Ortak Program geliştirilmiştir.
TAKA : Ortak Programın ortakları ve destekçileri kimler?
BM Trabzon Koordinatörü Sinem Mısırlıoğlu: Ortak Program sivil toplum, kamu, özel sektör ortaklığıyla hayata geçirilen bir program . BM , İçişleri Bakanlığı, Sabancı Vakfı programın ortakları..Donerler ise Almanya, Danimarka, Fransa, Finlandiya, İngiltere, İsveç, İsviçre, Kanada,Norveç büyükelçilikleri, ile Sabancı Vakfı ve UN’deki kuruluşların bir kısmı.
TAKA: Ortak Program Trabzon’da nasıl yürütülüyor?
BM Trabzon Koordinatörü Sinem Mısırlıoğlu: Birleşmiş Milletler Ortak Programı’nın özelliklerinden biri de kamu, sivil toplum, özel sektör arasındaki diyalogun geliştirilmesi,ortak çalışma platformunun oluşturulamasıdır. Buradan hareketle Trabzon Valiliği, Trabzon Belediyesi, Kadın Kuruluşları ve ilgili kuruluşlarının ortaklığı ile özetle kentteki tüm paydaşların katılımı ile eşitliğin sağlanması ve kadın dostu kent yaratılamsına yönelik el birliği ve büyük bir inançla çalışma yürütülüyor.
TAKA: Kadın hakları konusunda oldukça hassas olduğunuzu biliyoruz. Kadınların ihityaçlarına yönelik ne gibi faaliyetler gerçekleştirdiniz.? BMOP’nin yerel ortaklarından biri de Trabzon Valiliği. Sizce Ortak Program’ın kente katkıları nelerdir?
Vali Nuri Okutan: Bu alanda sorunlar öylesine yerleşmişki, değişimi gerçekleştirmek çok büyük çaba gerektiriyor. Değişimi gerçekleştirmenin bir tercih değil bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum. Çünkü kadın erkek eşitliğini sağlayacak değişime, stratejik bir yatırım olarak bakılmalıdır. Yaşam kalitesini yükselten, yoksulluğu azaltan, uzun vadede kalkınmayı sağlayan bir yatırım.
Değişimin eğitimle gerçekleşeceğine inandığım için öncelikle eğitim konusuna ağırlık verdim. 17.681 çocuk okul öncesi eğitimden yararlandı. Okuma yazma kurslarından 1208 kadın yararlandı. Bu sayının üçe katlanması için kampanyalara hız verildi. Uzmanlarca “Anne-Baba Eğitim Programı” düzenlendi. 3 Toplum Merkezi açıldı. Merkezlerde kadınların güçlenmesine yönelik eğitimler etkili bir şekilde devam ediyor. Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı, Benim Ailem Eğitim Programı vs. eğitimler verilmektedir. Sağlık alanında da çeşitli konularda bilgilendirmeye yönelik eğitimler yapılıyor.
Bunun yanında cinsiyet eşitliğinin plan, program ve politikalara yerleştirilmesi amacıyla da önemli adımlar attık. Valilik bünyesinde kurulan KADIN VE KIZ ÇOCUKLARININ İNSAN HAKLARININ KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİ KOMİSYONU ve YEREL EŞİTLİK EYLEM BİRİMİ hedefe ulaşmak adına önemli adımlar.
Ortak Program ilk olarak, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasında ortak çalışma bilincinin gelişmesine büyük katkı sağladı. Ve tabiki bu katkının çalışmalarımıza yadsınamaz çarpan etkisi oldu. Gerçekleştirilecek bazı eğitim çalışmalarında kadın kuruluşları ile ortaklık yaparak protokol imzaladık. Komisyonlarda kadın kuruluşlarına daha fazla yer vererek, gerçekleştirilecek çalışmalarda onların da görüşlerini almaya başladık. Ve sonuçtan da oldukça memnunuz. Tabi bu sadece valilik bünyesinde gerçekleştirilen çalışmalarla da değil, diğer sivil toplum kuruluşları ile kadın kuruluşları arasındaki ilişkinin de güçlenmesine etkisi oldu.
TAKA: Programın ortaklarından Sabancı Vakfı’nın programa destek dışında diğer katkıları neler?
Vali Nuri Okutan: Sabancı Vakfı 2007 yılından itibaren bir Hibe Programı başlattı. Ortak Program kapsamında geliştirilen projelere finansal destek de sağlıyor. Trabzon’da 2007 yılında 2 proje hibe alarak başarıyla uygulandı. Projelerden biri Türk Anneler Derneği’nin “Çalışan Kadın Özgür Kadındır” isimli istihdam diğeri ise Altınokta Körler Derneğin’nin “Görme Engelli Çocuklara Sahip Annelere Destek” eğitim projesidir.
2008 yılında ise 3 proje hibe aldı ve oldukça başarılı şekilde uygulanıyor. Bu projeler ise, Türk Kadınlar Birliği’nin “Kaşık Tutan Elden Para Tutan Ele” isimli istihdam projesi, Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği’nin “Bilinçli Anne,Temiz Kent” isimli eğitim projesi ve Trabzon Şehir Tiyatrosu Derneği’nin “Kadınlık Sanatı” eğitim içerikli projesi. Tüm bu projelerin uygulanmasında valilik olarak elimizden gelen desteği veriyoruz.
Sabancı Vakfı 2009 yılına yönelik de hibe miktarını arttırarak fon duyurusunu gerçekleştirdi.Trabzon’daki kurum ve kuruluşlarında bu yılda etkili projeler hazırlayacağına inanıyorum. Bunun yanında Sabancı Üniversitesi ile lise öğretmenleri arasında Mor Sertifika programını uyguluyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün bu konuda gösterdiği hassasiyetle 2 yıldır lise öğretmenlerine toplumsal cinsiyet eşitliği alanında eğitim veriliyor ve başarılı olan öğretmenlerimize mor sertifika veriliyor.
TAKA: Ortak Program yaklaşık 3 yıldır Trabzon’da uygulandığına göre neler başarıldı?
Vali Nuri Okutan: Herşeyden önemlisi kentteki paydaşların katılımı ve uzun toplantılar sonucunda Trabzon Yerel Eşitlik Eylam Planı hazırlandı ve yerel meclislerden geçirildi. Plan, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yerel politikalara yerleştirilmesini ve kadınların yaşamın her alanına eşit düzeyde dahil olabilmesini hedeflemektedir. Ardından Valilik bünyesinde, ilgili kurum kuruluşların ve kadın örgütlerinin katılımı ile “KADIN VE KIZ ÇOCUKLARININ İNSAN HAKLARININ KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİ KOMİSYONU oluşturuldu. Komisyon Vali Yardımcısı başkanlığında toplanıyor ve oldukça başarılı kararlara imza atıyor.
Kadın- erkek eşitliğinin kurumsallaşması ve kent politikası haline getirilmesinde önemli bir adım olan eşitlik komisyonları Trabzon yerel meclislerinde kuruldu.
Trabzon Valiliği- İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü DEĞİRMENDERE, ERDOĞDU ve PELİTLİ’de TOPLUM MERKEZLERİ” açarak hizmet vermeye başladı. İl İnsan Hakları Komisyonu, İl Trafik Komisyonu, İl İstihdam Kurulu, İl Halk Eğitim Planlama ve İşbirliği Kurulu gibi kurul ve komisyonlarda kadın kuruluşlarının ve kadın temsilinin arttırılmasına yönelik çalışma başlatıldı.
Trabzon Valiliği- İl Sağlık Müdürlüğü, Trabzon Belediyesi ve Kadın Kuruluşları ortaklığı ile belirlenen 5 pilot mahallede ikamet eden kadınlara yönelik sağlık taraması yapıldı. Sağlık güvencesi olmayan kadınlar araçlarla mahallelerden alınarak kanser tarama ünitesinde taramandan geçirildi ve eğitim aldı.Son olarak ise Türkiye’de bir ilke imza atarak bir genelgeyle Yerel Eşitlik Birimi’ni kurduk.
TAKA: Özellikle Yerel Eşitlik Eylem Birimi gerek ulusal basında gerekse yerel basında oldukça yer aldı. Ancak herkes için çok yeni bir kavram. Tam olarak neyi amaçlıyor?
Vali Nuri Okutan: Ülkemiz için oldukça yeni bir kavram ancak kurulması, kurumsallaşması gerçekten çok önemli. Çünkü gelişmişlik artık evinizdeki televizyon sayısıyla ya da arabanınızın olup olmamasıyla ölçülmüyor. Okur yazarlık oranları, üniversiteye kadar eğitime katılma oranları vb. Unsurlar gelişmişliğin kıstasları arasında yer almaktadır. Türkiye ne yazık ki, 2007-2008 BM İnsani Gelişmişlik Raporuna göre, 177 ülke arasında 84. sırada.
Kazakistan, Ermenistan, Küba gibi ülkelerin gerisinde yer alıyoruz. Burada pek çok etkenle birlikte tolumsal cinsiyet eşitsizliğinin önemi yadsınamaz. Bu nedenle toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayata geçirilmesi için önlemler almak, plan ve programlarımızı oluştururken “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” bakış açısı ile davranmak, hizmetleri tasarlarken kadın ve erkeklerin bu kararlardan nasıl etkileneceklerini analiz etmek çok önemli. Aslında Yerel Eşitlik Birimi ve Valilik bünyesinde oluşturulan komisyonun asıl varlık nedenleri de bu saydıklarım. Başarıya ulaşacağımız umut ediyorum.
TAKA: Önümüzde yerel seçimler var, kadın adayların desteklenmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?
Vali Nuri Okutan: Tabiki daha fazla kadını meclislerde ve siyasette görmek istiyorum. Siyasette kadın temsil oranının düşük oluşunun önünde çeşitli engeller sözkonusu. Bu konuda engellerin kaldırılması ve kadınların da meclislerde temsil edilmeleri çok önemli.
Trabzon’da yerel siyasete kadın katılımım arttırmayı amaçlayan “40 Mahale 40 Kadın Muhtar” kampanyasını takip ediyor ve destekliyorum. Önümüzdeki süreçte de kadın muhtar adayları ile bir araya gelip görüşmeyi planlıyorum.
TAKA: Programın sona ermesinin ardından çalışmaların sürdürülebilirliği sağlanabilecek mi?
Vali Nuri Okutan: Yürüttüğümüz,yürüteceğimiz çalışmaların uzun soluklu olması çok önemli. Ne emeğimizi ne de kaynaklarımızı boşa harcayacak lüksümüz yok. Daha öncede belirttiğim gibi, kurulan birimlerin, komisyonların çalışmalarımızda sürdürülebilirliğin garantörleri olmasını umuyoruz.. Bu nedenle kuruldular. Tabiki kurumsallaşabilmeleri yapacağımız çalışmaların sürdürülebilirliği açısından çok önemli.Bu konuda Ortak Program kapsamında da çeşitli çalışmalar yürütülüyor. |