Ankara’da düzenlenen “Her Yönüyle Trabzon Etkinlikleri’nin bu yıl dördüncüsü gerçekleştirildi… Önceki yıllarda gerçekleştirilen etkinlikleri takip etmek istemiş fakat bu isteğimi gerçekleştirememiştim bir türlü. Programa dahil olan ya da izleyici olarak Ankara’ya giden arkadaşlardan dinliyordum orada yaşananları.
Daha çok da olumsuz yönleri anlatılırdı başkentteki Trabzon Etkinliklerinin. Özellikle de sanat alanından gidenler, hayal kırıklığına uğramış halde dönerdi Ankara’dan. Mutsuz bir şekilde dönerdi. Etkinliğe dair yazılan köşe yazıları da aynı tondaydı.
Organizasyondaki eksiklikler ve kolbastının öne çıkartılmasıydı herkesin ortak şikayeti. Konferans, dinleti, panel, sergi vb. gibi esaslı programlara kolbastının gölge oluşturmasıydı. Öyle olunca da eleştirilerde haklılık payı vardı elbet.
Şehirde, her şubat sonuna doğru yoğunlaşan bir heyecan, telaş ve hareketliliktir yaşanır. Ankara’da gerçekleştirilecek etkinlikler için günler, günler öncesinden hazırlıklar yapılır. Katılacak olan kurum, kuruluş ve kişiler üretimlerini bir bir ortaya koyar. Yerel kültürü yansıtan ne varsa, en iyi şekilde derlenip toplanıp, hazırlanıp Ankara’ya taşınır.
Ankara’daki Trabzon etkinliklerini organize eden Trabzon Vakfı ve Trabzon Kültür ve Dayanışma Derneği de her şeyin iyi geçmesi için gereken çabayı gösterir. Dört gün boyu dolu dolu geçecek olan programı biçimlendirirler. Sanatsal etkinlikler ve o etkinliklerde hangi isimlerin yer alacağı da ayarlanır.
Bütün o çabalar işe yaramıyor mu? Hiç mi güzel bir şey yaşanmıyor Ankara’da? Hiç mi sıcak, coşkulu, anlamlı, bize yaraşan “ağır” bir hava estirilmiyor? Kendi kendime sorduğum bu soruyu gidenlere de özellikle sorardım, yanıt pek iç açıcı olmazdı.
Yine de her Şubat sonu koşuluyordu Ankara’ya… Gelenekselleşen bu önemli etkinlik her yeni yıl kendini yenileyemiyorsa, gidenler hayal kırıklığına uğramış halde dönüyorsa, neden tekrar koşuluyor oraya, onu da anlamam mümkün değildi.
Bu yıl, ne yapıp edip zaman ayırıp, Ankara’da gerçekleştirilen Her Yönüyle Trabzon Etkinlikleri’ni takip etmek düşüncem ağır bastı. Etkinliklerin gerçekleştirileceği yer olan Atatürk Kültür Merkezi’ndeki havayı gözlemlemek, yıl yıl biriken bir merakı gidermek istedim. Trabzon Vakfı’ndan da davetiye gelince, kararım kesinleşti.
Etkinliklerin başladığı ilk iki gün Ankara’daydım, ancak o kadar kalabildim orada. Doğal olarak Trabzon’dan gidenlerin, Ankara’da yaşayan Karadenizlilerin akınına uğramıştı AKM… Yerel kültürü ayrıntılarıyla yansıtan tür tür stantların arasından uzayıp giden daracık alandaki aşırı kalabalık, davul, zurna ve de kemençe sesleri karşıladı bizi. Horona düzülmüş insanlar karşıladı. Nicedir görmediğim dostlar, kültür sanat insanları sürpriz şekilde karşıladı.
Karadeniz’deki yaşantıyı yansıtan eşya, folklorik giysi, hediyelik eşya, el işi üstüne reyonlar, yöremize ait gıda ve ürünler (çeşit çeşit yerel yemeklerin yapılıp servise sunulduğu çadır AKM’nin biraz ilerisine kuruluydu) özenle dizayn edilmişti… Yayınlara, internet sitelerine ait stantlar da öteki stantlarla iç içe ya da çok yakınındaydı.
O ilk dakikalarda stantlara yoğunlaşmak mümkün değildi. Daha sonraki saatlerde gezebildim stantları, kalabalığı yara yara… Hava güzeldi ve bütün o folklorik gösteriler AKM’nin önündeki açık alanda da devam ettiriliyordu. Sıkışıklığa meydan vermemek, aşırı bir beyin yorgunluğuna yol açmamak için dışarısıyla sınırlı kalmalıydı hepsi.
Nihat Genç, Sunay Akın, Fuat Saka, Ahmet Özer, Çiğdem Sezer, Neriman Calap, Deniz Yeşil, Hikmet Aksoy, Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu, Yakup Karbuz, Serkan Türk, Ömer Turan, Mehmet Kuvvet, Necati Zengin… 4. Her Yönüyle Trabzon Etkinlikleri’nin sanat alanından katılımcı konuklarıydılar.
Etkinlik kapsamında; söyleşiler, paneller, konferanslar, şiir dinletileri, belgesel gösterimleri, defileler, konserler, imza günü etkinlikleri, resim sergileri, tiyatro gösterimi gerçekleştirildi. Trabzon, yerel kültüre ait objelerle yansıtılmanın, tanıtılmanın yanısıra, çok yönlü sanatsal etkinliklerle de ele alınmış oldu. Bu iyi, güzel de o kalabalık, hareketli, karışık ortamda bir işe yaradı mı? Her anlamda yorulan dinleyiciler, dikkatini vererek programları dinleme, izleme şansı yakalayabildi mi?
Pek sanmıyorum!.. Sanatsal konulara bu kadar ilgili olan benim bile bir kulağımdan girip öbüründen çıktı anlatılanlar!.. Bazı programlar da kesinlikle o ortama göre değildi. Herkesin ilgisini çekmekten uzak, sadece edebiyat okurlarına yöneliktiler.
Her Yönüyle Trabzon Etkinlikleri, bu şehri ele alan, başkente taşıyan çok yönlü bir program gerçekten. Sadece daha iyi planlanmaya, ayarlanmaya ihtiyacı var. Program saatleri, folklorik gösterilerin nerelerde yapılması gerektiği, stantların sıralanışı… Yayınlara, internet sitelerine ait stantlardaki arkadaşların aşırı yorgun halini gördükten sonra, o gürültülerin uzağında olmaları gerektiğini de eklemem gerekiyor.
Yazımı, bütün bu eleştiri ve önerilerimi önemseyeceğini bildiğim Trabzon Vakfı ve Trabzon Kültür ve Dayanışma Derneği’ne, özellikle Mahmut Bahadır’a teşekkür ederek noktalamak istiyorum. Etkinliğe Trabzon’dan birlikte katıldığımız ekibimize yönelik ilgisi, konukseverliği için.